7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİNDEN SONRA AÇIKLAMAM

Partimin çok değerli partililerim,  sizleri en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

Genel Başkanımız Sayın; Kemal KILIÇDAROĞLU’ nun 7 Haziran seçimlerinde başlattığı kampanya ’da dediği  gibi; korkmadan, yılmadan ve sinmeden bir mücadeleye koyularak, partimizin programlarını vaatlerini en iyi şekilde seçimler öncesi halkımıza anlatmaya çalıştık. Bu mücadelemiz seçimden önce olduğu gibi, şimdi ve yarın partimizin halkımız yararına göstereceği her türlü adım için gece ve gündüz demeden sürecektir.

Hepimizin bildiği gibi 1989’da bir ön seçim heyecanı yaşadık. Bu ön seçim heyecanının ardından 26 yıl boyunca bir daha ön seçim diye demokrasi süreci yaşadık, nede gördük. Genel Başkanımız Kemal KILIÇDAROĞLU’nun da büyük bir kararlıkla girdiği 29 Mart ön seçimlerinde 1.Bölge’de 170 aday adayı arkadaşlarımız ile birlikte partimiz için iktidar yolunu açacak iktidar meşalesini hep birlikte yaktık. Ön seçim sonucunda siz değerli partililerimizin desteği ile bende dâhil olmak üzere 31 isim milletvekili adayı olarak; siz değerli partililerimiz ile birlikte gece gündüz demeden partimizin vaatlerini, projelerini sokakta, pazarda, ev ziyaretlerinde halkımıza, esnaflarımıza ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla vatandaşlarımıza anlatmaya çalıştık.

Ön seçim süreci ile başlattığımız iktidar yürüyüşümüzde meşalenin altında bulunan başta 1.Bölge Seçim Koordinasyon Merkezimizin değerli yöneticileri, İlçe Yöneticilerimiz, İlçe Gençlik Kollarımız, Kadın kollarımız demeden, partimizin iktidarı için mücadele veren tüm partililerimi canı gönülden seçimin son anına kadar gösterdikleri başarı ve emeklerinden dolayı kutluyorum. 7 Haziran seçimleri sonrasında partimizin almış olduğu oy oranına göre, 25.Dönem’de bizleri T.B.M.M. ‘de temsil etmeye hak kazanan çok değerli milletvekillerimizi kutluyor ve yeni dönemde kendilerine başarılar diliyorum.

Değerli Partililerim;

Bizler, 1950 den bugüne kadar devam eden  ve  son 13 yılda  tüm  hazımsızlığıyla laik demokratik  Türkiye cumhuriyetimize karşı  her türlü eylemi koyan, gerici zihniyete karşı; partimizin  ortaya koyduğu sosyal   siyasal politikalarla   7 Haziran seçimlerinde   alanlarda öne çıktık. Projelerimizle   topluma en yakın durduğumuz noktada   hepimiz  bu sefer  son diyerek  oy verin gitsinler  dedik. İnandık.  Sandıklara ve oylarımıza  sahip çıktık. Çalışmalara  geçte  kalsak alanlarda CHP  örgütümüz ile her türlü  engelleri    aşarak gece gündüz    partimizin  iktidarı için  çalıştık. Ne yazık ki almış olduğumuz  sonuçlardan da anlaşıldığı üzere istediğimiz  başarıyı elde edemedik. Her   seçim sonrası  tespitler yapıyoruz. Ama  bir türlü öz eleştiri  yapıp eksikliklerimizi yanlışlarımızı düzeltemiyoruz. Bu yanlışlardan ne zaman  geri döneceğiz. Ne zaman kendimizi sorgulayıp hatalarımızı hep birlikte tartışarak, çözüme kavuşturacağız!

AKP’nin  durdurulması için geçmişte MHP,  şimdi ise HDP’nin baraj sorunuyla yakından ilgilenen  stratejik oy kullanıcıların yani emanet oy kullanan seçmenlerin;  AKP’ye yeni dönemde de kazandırdıkları  meclis başkanlığı seçiminden sonra gerçekleri görmeleri gerektiğini  düşünüyorum. Bu seçimde acı bir gerçeği daha görmüş olduk. Partilimiz olup, partimizin imkânlarını kullanarak başka bir parti için çalışanlara, emanet oy verenleri ve verdirenleri de unutmamak gerekir. Gerçek emekçilerimizin emeklerini hiçe sayanları, kendi çıkarları uğruna partimize ihanet edenler,  partimize er yâda geç hesap vermelidir.

HDP Barajı aşamıyor diyerek, oluşturulan algı operasyonu sonucunda aynı evlerde partililerimiz olup ta, bu partililerimizin HDP Barajı aşsın diyerek, adeta kendi içimizde bir muhalefet oluşturduk. Bu muhalefet oluşturmayı geçtik, tartışmaların ardından geçirdiğimiz seçim sonrasında bu hataya düşen vatandaşlarımızı ve partililerimizi geçtim! Peki, partimizin en üst kademesinde yönetici olup, aile yakınlarıyla  beraber  bir başka partiye oy kullandığını beyan eden MYK üyesine ne demeli.  Artık böyle zihniyeti barındıran kişilerin partiden derhal uzaklaştırılması gerekmektedir. Parti içinde oyun oynayanlar, emek hırsızlığı ve partimizi yıpratanlardan örgütümüz mutlaka hesabını soracaktır.

Siyasette  tutarlı olmak gerekir. Bizler inandığımız  yoldan sapmamalıyız. Ben her zaman örgütüme inandım. Örgütten yetişen bir  genç arkadaşınız olarak  örgütümün bana verdiği  her türlü görevleri yerine getirdim. Partimizin  bu seçimde ilkeleri  başardığını  söylemek isterim öncelikle ön seçim   kararı  ile partimizde  iktidar heyecanı artmış örgüt  söz  ve karar  sahibi duruma  gelmiştir. Ön seçim sürecinde bir takım olumsuzluklar yaşanmış olsa da  seçimde yaşanan  başarısızlık ön seçime  dayandırılmamalıdır. Asla üyelerle  birlikte yapılan ön seçimden vazgeçilmemelidir. Her zaman ön seçim istedim. Gerçekleşen  ön seçimle  örgütüm bana   vermiş olduğu  destekle   Kartal İlçemizde 1.Sıraya, 1. Bölgede 7. Sıraya sizlerin destekleriyle geldim. Ön seçim hayatımda önemli bir dönüm noktası olmuştur. Sonrasında  kontenjan aday sayısı ile 12. sıradan bölge milletvekili adayınız  oldum. Ben bu anlamda  örgütüme  şükranlarımı sunuyorum. Fakat örgütün vermiş olduğu sırayı genel merkezin  değiştirmemesi gerekirdi ya da  en fazla 3  kontenjanla  örgütün inisiyatifi korunmalıydı.

Bundan sonra öncelikler örgütün inisiyatifi olmalıdır.  Başarısızlığı sadece örgütü suçlayarak  yapanlar öncelikle kendilerini sorgulamalı ve öz  eleştiri yapmaları gerekir. Ön seçimi  sulandıracak üye  çoğaltımı ile  ön geçme işleri durdurulmalıdır. Aktif ve pasif üye ile ilgili çalışma yapılarak aktif üyenin seçme seçilme hakkı olmalıdır. Önümüzde yaklaşan bir kongre süreci var. Tüzükte yapılacak değişiklilerle  örgütün ön seçime ilişkin tutum ve davranışı ile ilgili  çalışma derhal başlatılmalıdır. Eşit koşullarda yarışma    hakkının  korunması ve yapılandırılması ile birlikte  ön seçim süreçleri güçlendirilmelidir.

Değerli parti emekçileri umudumuzu  yitirmeden çalışmak zorundayız. CHP, Türkiye’nin en köklü partisidir.  Yeni kurulan cumhuriyetin temellerinin atılması, devrimlerin yerleştirilmesi sürecinin ardından, demokratik açılımı gerçekleştirmiştir. CHP, demokratik açılımı gerçekleştirdiği 1950’den bugüne, bir tek seçimde tek başına iktidar olamadı. İktidara, ara sıra, koalisyonlar kursakta bir türlü tam iktidar olma fırsatı bulamadı. Ama hep suçlandı, yıpratıldı, karalama kampanyaları ile CHP Eski günlerde gibi çamur at izi mantığı ile anlatıldı. Buna rağmen CHP,   hala yerli yerinde. Onu silip süpürmeye çalışanların çoğu tarihin karanlığına gömüldü.

Demokrat Parti’nin izi var mı? Adalet Partisinin? Anavatan’ın…
Bunlar CHP önünde tarihi zaferler kazanıp, hatta anayasa değiştirebilecek çoğunluklarla iktidar olan partiler, şimdi  nerede? Dahası. CHP içinde olup, ayrı parti kuranlar oldu. O partiler de yok bugün? Karşısında olanlar yok, içinden kopanlar yok, CHP hep burada. Sizler hep buradasınız. Önümüzde bir koalisyon  süreci birde  yeniden yapılanma yani kongre süreçleri var. Kongre süreciyle  ilgili düşüncelerimi kısaca belirtmek istiyorum.

Yıllardır umutlarını yitirmeden, partisini ayakta tutan samimi partilere CHP’yi bugün yönetenlere şunu söylemek istiyorum. Biz bunu hak etmedik, onlarda şapkalarını önlerine koyup bu tabloya bakmalarını ve kendi kendilerine “Neden” diye sormaları istiyoruz. Bu bizim iyi niyetimiz ama bu örgüt bu gidişe sessiz kalmamalıdır. Geleceğimiz için örgütümüz mutlaka bir yol haritası çizecektir.  Bende örgütümün yanında bu yolda hizmet edeceğim.

İl ve ilçe kongre süreçlerini örgütten kaçırmadan kongre yapıcılarına bırakmadan birlikte örgüt inisiyatifini kabul ederek gerçekleştirmeliyiz. Ben bilirim anlayışı yerine örgütümüzün kongre sürecine ilişkin düşüncelerini alarak birlikte yönetim anlayışını hâkim kılmalıyız.  Mahalle delegasyonu seçilmeden önce partimizde yapılması gereken yenilikler değişiklikleri ortaklaşa belirlemelidir.   Burada mahalle örgüt emekçileri kadınları ve gençlerle birlikte bu hedeflerin gerçekleşmesi yönünde kongre temsilcilerini belirlemelidir.  Mahalle delegasyonu toplanarak kongreye ilişkin kendi temsilcilerini seçerek ilçe kongre düzenleyicisi olarak inisiyatif ele almaları gerekmektedir. Sonuçta buradan tutarlı ilkeli bir çalışmayla örgüte yaraşır bir ilçe yönetimleri oluşturacaklarına inanıyorum. Örgütümüz bunu yapabilecek bir olgunluktadır. Yeter ki, örgüte güvenilsin. Ben örgütümün doğru kararlar üreteceğinden eminim. Partimizin iktidarı anacak bu yolla gerçekleşeceğine inancım tamdır.

Bunun içinde partimizin mutlak demokratik bir tüzük kurultayına ve çalışma programına ihtiyacı vardır. Gençleri kadınları içinde barındıran tutarlı bir siyaset yapılandırmasına ihtiyacımız vardır. Seçim süresince hep gençlerden bahsettik onları yeteri derecede değerlendiremedik. Onların oylarını alamadık Gezi dedik birleşik haziran hareketi dedik, olmadı. Tüm demokratik örgütlenmeler içinde yeteri kadar yer alamadık. Zayıf kaldık. Onların içine sinmedik.

Değerli yol arkadaşlarım; örgüte değer ve yetki vermediğimiz müddetçe başarıyı elde etmemiz mümkün değildir. Partide hep aynı yanlışlardan bahsedip yine aynı yanlışları yapmaya devam etmemeliyiz. En önemli sorun partimizin iktidarı yerine parti içi iktidarı daha çok seviyoruz. Bu alışkanlıktan vazgeçmeliyiz. Parti içi iktidarı yönetmeye çalışanlar ne olursa olsun,  parti benim olsun derlerse ancak bu kadar oluyor. Bu onlara yetse bile bizlere ve halkımıza bu yetmiyor.

O halde birbirimizi sevmeliyiz. Birbirimizle ilgilenmeliyiz değer vermeliyiz. Birbirimizden bilgi sahibi olmak durumdayız. Böyle bir örgüt tüm zorlukları aşacaktır.

Koalisyonla ilgili düşüncelerimi belirtmek isterim

Öncelikle toplum AKP tek başına iktidar yapmamıştır.%60’lık blokla 3 partiyi birlikte iktidar yapmıştır. Türkiye’nin normalleşmesi gerekmektedir. Türkiye insanı birbiriyle uğraşmadan Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN dediği gibi dediği gibi “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesini yerine getirecek bir anlayışı hâkim kılmalıdır.

CHP’nin açıkladığı 14 madde şöyle:

1- Hukukun üstünlüğü tesis edilmeli, can ve mal güvenliği garanti altına alınmalı,

2- 12 Eylül hukuku ortadan kaldırılmalı,

3- Siyasi Ahlak Yasası en kısa zamanda çıkarılmalı,

4- Emeklilere dini bayramlarda iki maaş ikramiye ödenmesi, asgari ücretin bin 500 lira olması, taşeron uygulamasına son verilmesi, yoksulluğa karşı aile sigortası ve çiftçiye bir buçuk liraya mazot verilmesi sağlanmalı,

5- Cumhurbaşkanı anayasal sınırlara çekilmeli,

6-Örtülü ödeneği kişi kullanır, örtülü ödenek Başbakanın namusuna emanet edilmiştir, iki başlılık olmaz,

7-Yeni dış politika zorunludur, ekseni barış üzerine kurulu bir dış politika ihtiyacı ortadadır,

8- Gençlere her meydan özgür olmalı,

9- Yasaksız Türkiye,

10- Medya özgür olmalı,

11- Vergi denetimi adil olmalı,

12- TBMM’de Kesin Hesap Komisyonu kurulmalı,

13- Anayasa değişikliği öncelikle yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını sağlayacak şekilde ele alınmalı,

14- Yolsuzlukların üzerine gidilmeli.

Halkımızın beklentilerini karşılayacak, sorunlarını çözecek her türlü oluşum ile projelerimiz ile halkımızın beklentilerini karşılayabiliriz. Biz artık kendi içimizi yıpratan değil, birlikte ülkemiz için ne yapabiliriz anlayışını benimsemeliyiz! Bir an önce %60’lık iktidarı barındıran başta partimiz olmak üzere, koalisyon ile halkımıza vaat ettiğimiz projelerimizi gerçekleştirmeliyiz. Oyuna ve sinsi planlara gelmemeliyiz. Sözlerimi sonlandırırken, sınırlarımızın ötesinde yapılan katliamların bir önce durdurulmasını istiyorum. Hele ki, İslam’ın içinde bu kadar kan kin,  nefret almış başını giderken tüm İslam coğrafyasında bulunanların bu katliamları durdurmalarını istiyorum. Bu zulmü seyredenleri lanetliyorum. Nerede insan katlediyor doğa tahrip ediliyorsa durdurun. 2 Temmuzun acısını anarken baş bağları da buna karşılık yapıldığı söylemlerini kullanalar yine Sivas katliamında katledilen nesiminin şiiriyle cevap vermek isterim.

***

Dostluklar kurulsun insanlar gülsün

Barış güvercini uçsun dünya da

Yok, olsun kötülük düşmanlık ölsün

Barış güvercini uçsun dünya da

Dostluklar kurulsun insanlar gülsün

Son bulsun savaşlar kimse ölmesin

***

Dünya cennet olsun yaşasın insan

Gelin barışalım dökülmesin kan

Son bulsun savaşlar kesilsin figan

Barış güvercini uçsun dünya da

Dostluklar kurulsun insanlar gülsün

Son bulsun savaşlar kimse ölmesin

 

 

İnsancıl insanlar barıştan yana

Ancak zalim olan kıyar insana

Barış aşkı yayılmalı cihana

Barış güvercini uçsun dünyada

Dostluklar kurulsun insanlar gülsün

Son bulsun savaşlar kimse ölmesin

 

Nesimi der ki ey füze yapanlar

Acımasız zalim cana kıyanlar

Bırak ey yaşasın bütün insanlar

Barış güvercini uçsun dünyada

Dostluklar kurulsun insanlar gülsün

Son bulsun savaşlar kimse ölmesin

***

Unutmayın; güzel gelecek bizleri bekliyor. CHP Kartal İlçe Örgütümüze bu anlamlı değerlendirme toplantısı için teşekkür ediyorum. Hepinizi beni dinlediğiniz için saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir