
1996 YILI CHP GENÇLİK KOLLARI KURULTAYI SONRASINDA GENÇLİK ÖRGÜTÜYLE PAYLAŞTIĞIM YAZI
Değerli Arkadaşım,
Partimizin kurucusu Atatürk’ün gençlere yüklediği görevin bilinciyle hareket eden CHP gençliği yılların getirdiği darbelere ve yorgunluklara karşı yeniden harekete geçerek bu sorumluluğunun gereğini yerine getirme arzusundadır.
Bu görev sorumluluk ise zorluklar ne olursa olsun, emeğin en yüce değer olduğu anlayışı ile ülke insanın faşizme, her türlü emperyalizme karşı, hakikati ve ilmi çağdaşlığı yok sayan Taliban anlayışı içinde olan gericilere karşı, her türlü sömürüye karşı yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı, haklarımızı ve bağımsızlığımızı korumak bilinciyle siyaset yapmaktır.
Gençlik; kendi çağında her türlü gelişmeyi takip ederek, geçmişle geleceği birleştiren dinamik bir güçtür. Değişimin faydalı yanları ile zararlı yanlarını gören ve bu uçlar arasında
farklı düşünen ve bu yönde hal ve duruş bildirendir. Bu yüzden gençlik statükoya bağlı hareket etmeyi sevmez ancak şu ’da gözden kaçmamalıdır. Fiziki gençlik ile genç düşüncenin bir birinden ayırt edilmesinde fayda vardır.
Mevcut siyaset yapıcılarının yöntemleri ile bir yerlere varmayı hedefleyenleri durdurmak için gençliğin özgürce örgütlenmesine izin verilmelidir. Gençler her zaman daha ileri daha çağdaş olmalıdır. Eğer gençlik ana kademe yöneticilerinin bir benzeri veya kopyası olacaksa ana kademenin gençlik kolları olarak göreve devam etmesi daha iyi olacaktır.
Görev sadece ve sadece boşluğu doldurmak ve orada kendi çıkarı için bir şeyler yapmak değildir. Asla olmamalıdır. 1996 yılında gerçekleşen CHP Gençlik Kolları kurultayın da partinin özünü, partinin duruşunu ortaya koyan, genç ve sol değerlerle yoğrulan, genç sol hareketi; o gün söylediği gibi: gençlik partinin öz gücü, geleceği olmalıydı. Bir takım dayatmalar ve seslendirmeler olsa bile genç sol hiç bir siyasetçinin gölgesine kalamamıştı.
Bu hareket sadece gençliğin o günkü koşullarda partimiz ve ülkemizin içinde bulunduğu duruma karşı tartışarak konuşarak birleşerek ortak paydaları yaratarak oluşturduğu öz gücüne dön hareketiydi. Çözüm hareketiydi.
Kendi öz güveniyle bağımsız ama içinde kolektivizmi yeşerten bir hareketti. Her türlü seçimi kendi içinde demokratik yöntemlerle ön seçimli gerçekleştiren bir hareketti. Özgürlük kimlik kartımızdı.
Faşizme gericiliğe emperyalizme her türlü haksızlık lığa başkaldıran ve bunu meydanlara taşımak için örgütsüz olan gençlik hareketini sokaktan partiye taşıyan bir hareketti. Halktı, emekti, işçiydi, öğrenciydi, kısaca genç solculardı.
Bu tanımlamadan sonra gençliğin parti içindeki hareketinin yeniden şekillendirilmesi ve bununla birlikte nasıl bir gençlik hareketinin başlatılması konusunu değerlendireceğim
Parti olarak bugüne kadar en demokratik açılımların sahibi ve toplumda değişimin gücü olarak kendimizi ifade etsek ’de; bu yaşadığımız CHP gerçeği ile örtüşmüyor. Parti içi yarışlarda dikensiz gül bahçesini yaratma ve farklı düşüneni ortadan kaldırma yok etme işleminin süreklilik haline dönüşmüş olması da cabası. Yine parti içinde yaşamını devam ettirmeye çalışan tüm kurullar ve kişiler ya birileriyle olmak ya da dışlanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu da CHP’nin parti içi demokrasisinin olmadığının kanıtı olmuştur. Kısaca ya bir taraf olacak sın ya da bertaraf olacaksın denilmektedir.
Tabi iki sosyal demokrat, ilerici ve değişimin gücü iddiasını sürdüren bir partinin; ideolojisiyle, özgürlük benim karakterimdir diyen Atatürk’ün partisine bunlar hiç yakışmıyor.
Bu yüzden gençlik bu kirlenmişlikten ve kirletilmekten uzak kalmalıdır. Kendi içinde bilimle ilgiyle sevgiyle üretmeli ve her türlü olumsuzluğu sorgulamalı gerekli tedbiri almalıdır. Bu aynı zamanda partinin ona yüklediği bir görevdir.
Sonuç olarak iktidar kavgalarından uzaklaştırılarak kendi bağımsız iç dinamiklerinin yarışlarını başlatan bir gençlik hakareti mutlaka başlatılmalıdır. Gençlik söz ve karar yetkisiyle donatılarak gence güven ve sorumluluk kazandırılmalıdır.
Parti içi demokrasi mutlaka hayata geçirilmelidir. Bizden sizden diye bir şey olamaz herkes partili olarak eşit haklara sahip olarak partinin hukuku ve programları doğrultusunda mücadele etmelidir.
İl ve ilçelerde hangi genç ana kademeye yakın ise o gençlik kolu yönetimine girmektedir. Hâlbuki gençler projeleriyle bir takım görevlere talip olmalı ve bir yarışa girmeli sonra kim kazanırsa o göreve gelmelidir.
Parti içi genel sorunlardan bütün kurullar etkilenmiş durumdadır. Bu sebeple tüzük kurultayında herkesin ortaya koyduğu sorunlar ortadan kaldırılarak çözümlenmelidir. Tüzük alttan üstten delinmemelidir.
Tüm kolların tüzük içerisinde hak ve görevleri geniş anlamada en demokratik bir biçimde tanımlanmalı her hangi bir yorumla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Partici eğitim mutlaka işletilmelidir.
Oluşturulan bütün il ve ilçelerin gençlik kolları iletişim ve etkileşim içinde olmalı her konu hızlı bir şekilde görüşülmeli ve karar alınmalıdır. İnternet ağı bütün gençlik kollarında kullanılmalıdır. Yine gençlik kolları genel başkanlığı ana kademenin payandası değildir. Gençlik mutlaka parti meclisinde MYK da etkin bir şekilde temsil edilmelidir.
Gençlik ve diğer kolların çalışma yöntemleri ve programları biçimi neler yapacağı konusu tüzük ve yönetmeliklerle anlaşılır uygulanır hale getirilmelidir. Yani gençlik kolları iç tüzüğü özerk hale getirilmelidir gençlik kollarının kendini yenileme ve geliştirmesi için 2 yılda bir seçimli kongre yapılmalıdır. Atama asla çok zorda kalmışlığın dışında dahi kendi içinde ön yoklama yapılarak kabul edilmelidir. Keyfi atamayı hiç bir genç kabul etmemelidir. Atama sadece kuruculuk anlamında kabul edilerek yerine seçimlisi iş başına gelene kadar kabul edilmelidir. Görev hiç bir şekilde suiistimal edilmemelidir. Bizler atama ile değil seçilerek görevlerin dağıtılmasını daha doğru buluruz.
Partinin bugünkü yöneticileri aldıkları emanet görevleri, kendilerine miras yapma alışkanlıklarından mutlaka kurtarılmalıdırlar. Asıl görev bu mirasa sadakatle bağlı olarak görevi ifa etmek ve yeni kuşaklara teslim etmektir. Göreve gelen herkes en özgür biçimde yeteneklerini ortaya koyarak toplumsal görevlerini yerine getirmelidirler.
Özgürlüğü elinden alınmış sadece birilerinin isteğiyle görev yapan boyun eğen bir gençlik şekilden öteye gidemez. Gençlik kolları partinin yan gücü değil öz gücüdür. Bu güçten mahrum kalan parti asla geleceği kuramaz.
Özellikle dünyamızın ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullarda kirli savaşların, insan ve her tülü doğa katliamlarının devam ettiği, bir dönemde gençliğin daha fazla eritilmemesi için güç birliğinden yanayız. Güç birliği gençlerin özgürce örgütlenmesinin önündeki engelleri kaldırarak olur. . Bu büyük bir projedir.
Bu sebeple derhal gençlik örgütlenmesi ve bu örgütlenmelerin parti gençlik kollarıyla birlikte yapılması için derhal bu konuyla ilgili tartışma arayış konferansları yapılmalı ve herkesin bu konuyla ilgili projeleri ve düşünceleri alınarak en mükemmel CHP gençliği yaratılmalıdır. Türkiye gençliğinin buna ihtiyacı var 12/02/1997
Mimar / Harita ve Kadastro Mühendisi Metin Ağırman
1996 Genç Sol Hareketi CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Adayı
