Dünyayı sarsan bu salgına sebep olan aslında 2018 yılından beri var olan ancak mutasyon değiştirerek bugünkü korkunç hale gelmiş olan Korona Virüsü dür .Namı diyar Şimdiki covid 19 dur . Biyolojik silaha meyil eden devletler doğanın dengesini bozarak yeni bir düzen kurmaya çalışsalar da bunun mümkün olamayacağını acı bir şekilde öğrenmiş durumdayız
işte sonuç
Kim yaptıysa COVİD -19 ellerinde patladı.
Dünyayı yöneten kimi güç odaklarının şımarıklıklarıyla güç zehirlenmesi yaşadıklarının farkındayız. Buna Şöylede diyebiliriz. Elde ettikleri güçlerden daha fazlasını isteyen bu güçler hiç bir bedel ödemeden dünyayı dize getirmek istiyor…. Başka bir şekilde de bu ifade edilebilir.
Bunlar kendileri dışında güç olmasın diye tüm dünyada Örgütlü toplumun ve gerçek demokrasinin gelişmesini istememektedirler.
Anladığım kadarıyla COVİD 19 Vahşi kapitalizmin en son oyunu olsa gerek .
Orta doğuda ve daha bir çok ülkede savaş senaryoları yazan en büyük devlet Amerika’nın dahi Salgın karşısındaki tutumu düşündürücüdür .Kendi halkına yaşattığı ıstırap herkese kafa tutan Amerika için trajedi komik bir durum. Tump’ın söyledikleri hiçte büyük devlet Amerika’nın başkanına yakışmadı. İnandırıcı olmak açısından kendi vatandaşının da aynı sebeple öleceğini ilan etmek inandırıcılığın ötesinde tam bir zavallılıktır. Bütün dünyayı sarsan bu virüs kendiliğinde var olmadı ya? Söylentilere yada Haberlere göre yabani hayvanları yiyen Çinlilerden dolayı bu virüs dünyayı yayıldı . Bu doğru ise o zaman Çin devleti bu virüsten dolayı savaş suçlusu sayılmalıdır. Sormak lazım .Bu virüs neden Çin’den dünyaya yayıldı? Süper güçlerin oyunlarına oyuna katarak bugün bütün insanlığı tehdit eden bu salgına Birleşmiş milletler, Avrupa birliği neden geç kaldı? NATO dahil olmak üzere gelişen bu virüs salgınına neden müttefiklerini erken uyarmadı? Uyardı ise neden devletler bu konuda gereken tedbirleri almadılar. Yurt içi ve yurt dışı gezilerini neden iptal etmediler?. Virüsle ,salgınla uğraşmak bir maliyet gerektiriyor. İnsan kaybı ekonomik kayıp yaşanan travmalar gelecekle ilgili umutsuzluğun yaşanmasına sebep oluyor. İşte tamda bu sırada milletin fakrı zaruret içerisinde olduğu hatta yakında bitap düşeceği aşikardır.
Bu virüsün kısa bir süre sonra şiddetini arttıracağı düşünülüyorsa neden devletleri yöneten hükumetler siyasi rakiplerini bu işin sorumluluğuna davet etmiyorlar? Akıl akıldan üstündür derler.. Ya biz….. neden diğer akıllardan feyiz almıyoruz?
Ben buradan hükumete sesleniyorum bu ulusun can ve mal güvenliği tehlikede ise ulusça bir seferberlik gerektirir .
Bu seferberlik için illa dışarıdan sınırlarımıza askeri bir gücün müdahalesi mi lazım? Artık saldırının nereden geldiği belli ve bütün ülkelere yayılmaya devam ediyor. Hem de suçsuz günahsız insanlar tarafından yayılıyor. Yayılma süresinden önce bu hastalığı ilk teşhis ederek canından olan Çinli doktorların başlangıçta dinlenmediği de ortada….Anladığım kadarıyla biyolojik silahlarla uğraşan süper güçler tahmin ve kontrol edemeyecekleri bir virüsle baş başa kaldılar. İşte bu sebeple Bütün devletler korona virüsle ilgili ortak eylem planları koymak zorundadırlar . Bu virüsü dünyanın başına kim bela ettirdiyse ülkelerin bir an önce bir araya gelerek bu sorumsuzluğun tazminini istemeleri gerekir . Çin bunu aştı deniliyor. Neyle ? istipdai yönetim şekliyle aştığı söyleniyor. Bu ne kadar doğrudur bilinmez.
Ya diğer ülkelerde alınan tedbirlere baktığımızda yetersiz olduğu hatta geç kalındığı ortada. İşte bu durumun ciddiyetinden uzak yönetimlerden halk eninde sonunda hesap soracaktır.
Gelelim ülkemize
Bu millet her türlü zorluğu milli şuur ve dayanışmayla her zaman aşmıştır. Önemli olan samimiyetle güven duygusuyla muhalefetle , iktidarı bir araya getirecek karar mekanizmaları derhal kurulmalıdır. Yeni birliktelikler ve oluşumlar kurgulanmalıdır. Bu salgına karşı sadece devletin sağlık bakanı yada içişleri bakanlığı veya diğer bakanlıklar yetmez. Bu halk devletinden kendisine eşit davranılmasını ve kendisini korumasını kollamasını istiyor . Bu devleti oluşturan halk sadece iktidara oy verenler değildir Bunun dışında farklı fikirlerde ve siyasi partilere oy verenlerde bu devletin vatandaşlarıdır.
Her ne olursa olsun bu ülkenin ve milletin geleceği için herkes seferber olmaya mecburdur.
Derhal COVİD-19 virüsüne karşı milli mutabakat kriz masası kurulmalıdır. TBMM’den başlayarak bu kurulacak komisyona yetkiler devredilmelidir.
Milli şuuru ve birlik bunu gerektirir. Belediyeleri birbirine düşürecek eylemlerden uzak durmalıdır.
Yardımlar Kızılay üzerinden mi?
Valilik ,kaymakamlık üzerinden mi?
Yoksa belediyeler üzerinden mi olacak polemiğine son verilerek top yekun hareket edecek bir sistemin el birliği ile kurulması gereklidir.
Bu daha sonraki adımlar için çok büyük faydalar sağlayacaktır.,
Türkiye yedi bölge için üs kurulmalıdır. İhtiyaçların belirlenmesi ve lojistik desteğin ne zaman nereden sağlanacağı ile ilgili planlar derhal hazırlanarak artacak ihtiyaca karşın önlem alınmalıdır. Yoğun bakım ünitelerimizin sayısı her Hastahanede arttırılarak hastaların tedavisi yerinde ve zamanında yapılmadır. Asla insanlar kaderlerine terk edilmemelidir . Buna izin verilmemelidir. Yeteri kadar hastahane ve araç gereç hemen hazırlanmalıdır. Sağlık malzemesinin üretilmesi ile ilgili tüm ilaç fabrikaları bu süreç içinde daha fazla kapasite ile çalıştırılmalıdır. Bu bölgelerdeki büyük şehir belediyeler direkt görevlendirilmelidir.
Genel kurmayımız , jandarmamız, polisimiz ,belediyelerimiz, sağlık personelimiz ve hali hazırda bu ülkede ışıklar sönmesin diyen bütün üreticilerimizle birlikte ortak kriz masasında buluşmak istiyoruz .Her kesimin içinde olduğu ve sorumluluk aldığı bir çalışmayla umudumuzu yeşertecek kolektif akılların bira arya gelmesini istiyoruz Bu beladan bir an önce kurtulmak istiyoruz
Biz Türkiyeyiz demek için daha güçlü , daha etkin ve yetkin Milli Mutabakat COVİD 19 kriz masası Kurulsun
